Kaygısız olabilmemiz dileğimle...

Esnek, kaygısız fakat düşünceli; neşeli ama sakinim. Bir bambu dalı kadar yumuşak, esnek ve güçlüyüm.


(Yazar: Figen Danışman)

Kaygısız fakat düşünceli;
Kaygı duymadan düşünceli olunabilir mi?
Kaygı; tasa, emin olmamaktır .
Kaygı; keder,endişe, telaştır .
Bir sonraki adımın neler getireceğini endişe, tasa, telaş içinde beklemek hatta hatta neredeyse herşeyin kötü gidebilme ihtimalinden emin olma halidir.
Kaygısızlıksa güven, itimat ve imandan gelir geleceğinden ve bir sonraki adımdan eminsindir,hiçbir şeyin senin gelişmen dışında başka türlü bir hedefinin olmayacağını bilirsin , yarınından eminsindir ve yarın sana ne getirirse getirsin.
Ondan geleceği için ; iman eder kucaklar anlamaya çalışırsın .
Kaygısız olmak farkındalığı getirir, gelen olayları telaşsız, endişesiz , keder ve tasasız algılıyabilir fark edebilirsin.
Kaygısızlık düşüncesizlik demek değildir.
Kaygısız insanın düşüncesi açık, seçik ve nettir.
Hedeflerini belirler, kendi ve bütünün hayrı için hedefler oluşturur ve var olan hedeflerede emin adımlarla yürür.
Kimseyi rahatsız etmez saygılı ve sevecendir, düşünceleri kaygı taşımadığı için herkesce kabul ve destek görür ama zaten destek ve kabul görme ihtiyacında da değildir.
Düşünceleri hep iyilik ve sevgi üzerinedir ancak ne iyiliği nede sevgisi sınırlı ve sınırlayıcı değildir.
İnsana, dünyaya, evrene kainata tüm yaratılmış ve yarat olmamışlar için düşünceleri ile sevgi yayarken beklentilide değildir.
Bu beklentisiz hal, herşeyin, onun ve ondaki sevginin hayrı için çalışır bu hal onda eylem enerjisi uyandırır.
Bu enerji onun orada, burada bütünün hayrı için çalışmasını sağlarken kaygı duymadığı için sükunet ve sakinlik içinde eylemlerini tamamlama imkanı verir.
Neşelidir çünkü yaptığı herşey destek görecektir, sakindir çünkü tasalanması için gerek yoktur zaten herşey mükemmellik içinde var olmuş ve mükemmelliğe doğru gitmektedir.
Herşeyin bütünün hayrı için olduğunu bilir, buna iman eder.
Tanrı neşe, sevinç ve hazdır, tanrı yarattığının mükemmelliğini bilir öyleyse onlar için (kulları için) endişe, tasa ve keder içinde olmasına gerek yoktur , O sakin sakin kullarının O na dönmesini bekler.
O halde kullarda telaş içinde olmasına gerek olmadığını bilir , herşey olması gerektiği gibi olacaktır ancak seçme özgürlüğü insana verildiğinden, tüm seçeneklerini kendi ve bütünün hayrı için yapmanın huzuru ve mutluluğu içinde neşe ve sevinç duyarken , her koşula uyum gösterir ve eğilebilir ancak bu eğilme onun kırılmamasını sağlar.
Yumuşak ve eğilebilirliği, her fikri kabul edebilme imkanı sağlarken , kendi fikir ve hedeflerini belirleyecek kadarda güçlü ve özgürdür.
Rüzgarın estiği yöne göre eğilebilen ağaç kırılmaz böylece büyüme , gelişme olanağı bulur. Rüzgarın yönüne göre eğilebilmek o yönde büyümeyi gerektirmez , rüzgarın etkisi geçtiğinde rüzgara karşı gelebilmişliğin gücüyle bir kat daha güçlenmiş olarak doğrulur büyür ve serpilir.
Yumuşak ve esnek olmak ; katı ve sert olduğumuzda hiç duyamıyacağımız fikir ve düşüncelere bizi açar.İnsanlar ve evren sırlarını ve fikirlerini bizimle paylaşır bu bizi güçlendirir ve geliştirir ve kimsenin dinlemeye istekli ve gönüllü olmadığı fikirlere açık tutarak doğru güçlü hedefler oluşturmamızı sağlar.
Kararlarımızda çok opsiyonlu düşünebilme olanağı oluşturur. Herkesin fikrine saygılı ve hoş görülü olabilirken kendi fikirlerinide güçlendirebilmesinden dolayı kendi fikirlerine bile hoşgörülüdür .
Fikirleri katı sınırlarla oluşmamıştır, her an o fikirler gelişip büyüyebilir, eleştirilere açık olduğu için kırılmaz ama eleştirileri hayrı için kullanır, kabul edip değiştirebilecek kadar güçlüdür.
Gücü değiştirebileceklerini değiştirebilmesinden, değiştiremiyeceklerini de kabullenmesinden gelmektedir.
Böyle olduğunu bildiği içinde tasası- neşeye,telaşı-sükunete, kaygısı-düşünceye ve saygıya dönüşmüştür.
Bu küçücük erdemi taşıdığı içinde sonsuz ve sınırsız GÜÇLÜDÜR.


Bir dağ düşün eğilmez gibi görünen

Heybetlimi heybetli, katımı katı

Bir dağ düşün karlı, buzlu

Bir dağ düşün başındaki bulutla yalnız ve kaygılı



Görebildiğin bu kadarmı? Gerçekten

Ondaki sükunet, ondaki düşünce

kaygıdanmı gerçekten



Oysa bahar için topraklarını hazırlamakta

Neşe ve sükunetle barındıracağı varlıkları düşünmekte

Karın, buzun özünü depolamakta

Çok uzak değil baharla coşacak toprakları, kayaları

Yabani kekler mis gibi kokacak

Yine sarı, mor, mavi, kırmızı renk cümbüşü Oluşturacak çiçekler

Ağaçlar öyle görkemli duracak ki üzerinde Kimse dağı fark etmeyecek bile



Bu kış rüzgarla birkaç kaya kaybetmiş olsa bile

Oysa o yine çok güçlü, yine bilge hiç bilinmeyen



O bilgece depolamasaydı suyunu

O tohumları gizlemeseydi içinde

O mağaraları, yuvaları saklamasaydı üzerinde

Bu kadar güzel açar mıydı çiçek ,

Bu kadar görkemli görünürmüydü ağaç

Kelebekler, arılar, kurtlar, kuşlar, ayılar

Ve çocuklarıyla pikniğe koşan bizim dayılar

Nerelere giderdi ki Bu bilge bu neşeli bu sakin

Bu eğillmeyecek kadar katı görünen

Yumuşacık, her koşula uyum gösterecek kadar esnek

Ama güçlü mü, güçlü dağ olmasa

Yorumlar

Popüler Yayınlar